Merhabalar, uzun bir aradan sonra yeniden birlikte olduğumuza çok seviniyorum. Domingo Yayınlarından çıkan Tara Westover‘ın ilk kitabı Talebeyi konuşalım istiyorum bugün.
Okuduğum, ilginç yer yer vurucu yanları olan bir kitaptı. Dünya üzerinde oldukça gelişmiş olarak nitelediğimiz keşfedildiği dönem yeni dünya olarak adlandırılan A.B.D’nin toplum yapısının bir kısmına daha yakından bakmamızı sağlıyor.
Mormonlar, A.B.D’nin belli bir kesimini oluşturan bu topluluk ile ilgili değişik anlatımlar farklı yaklaşımlar söz konusu.
Benimde bu konuyla alakalı fazla bilgim yok; açıkçası uzun yıllar önce izlediğim film yahut dizi bölümlerinde ne gördüysem o diyebiliriz.
Dünyaya kapalı teknoloji kullanmayan, kendi içinde evlilikler yapan, çalışma şartlarını çok fazla dışarıyla paylaşmadan yine kendi içlerinde devam ettiren, topluluğa özgü kiliseleri var olan katı kurallara sahip eski geleneklere göre yaşayan bir zümre; uzun bir süre bende diğer insanlar gibi sadece bu bilgilere sahiptim.
Son dönemde sosyal medyanın yaygınlaşması farklı toplulukların birbirleri ile iletişimlerinin daha kolay olması ve yoğunlaşmasıyla Mormonlar’ın yaşamlarına dair bildiklerimiz de farklılaştı. Hatta içeriklerini çok beğenerek takip ettiğimiz bazı influcerlar’ın Mormon topluluğunun mensubu olduğunu öğrendiğimizde kabul edelim hepimiz şaşırdık. (ben şok olmuştum) Anlaşılan mütevaziliği ile bilinen bu topluluk da zamana ayak uydurmuş. Yani en azından bir kısmı mutlaka bizim bilmediğimiz geleneksel yaşama devam eden vardır diye tahmin ediyorum. Kitabı okudukça şunu net bir şekilde gözlemlediğimi söyleyebilirim yeni nesil ve geleneksel yaşayan mormonların en belirgin ve değişmeyen özelliği kadınlar ve onlara olan bakış açıları diyebilirim. Her halükarda kadınların önceliği çocuk sahibi olmaya onları büyütmeye, ev idaresi ve itaatkar seven ilgili eş olmaları, okuma ve çalışma özgürlükleri olması yeni nesilde görünür olmalarını sağlasa bile öncelikler gelenekselliğini koruyor.
Kitaba gelirsek yazarı Tara Westover baş kahramanımız kendi hayatını kaleme almış; bu sebeple bir açıdan otobiyografik bir roman denilebilir. Ancak yazarın anlatımının akıcılığı kelimeleri kullanımı ve özellikle tasvirler gerçekten çok iyi, bu kısımda çevirmenin hakkını da vermeliyim gerçekten yazarın duygusunu çok iyi geçiriyor; okuyucuya.
Kahramanımız Tara en küçük çocuk akıllı, sezgileri kuvvetli, çalışkan tuttuğunu koparan hırslı bir karakter. İnatçılığını babasından aldığını görüyoruz kitapta ancak bir noktada annesinin azminin yaşama tutunmasının Tara üzerinde bence ciddi bir etkisi var. Bulunduğu yerden farklı bir hayatın varlığını keşfettikçe içinde var olma isteği görünür olma çabası artıyor. En umutsuz olduğunda bu var olma isteği onu ayağa kaldırıyor; ancak hayatın çok çetrefilli ve bir o kadar güzel planları var Tara için.
Ben babanın bu hikayede ikinci başrol olduğunu düşünüyorum hatta belki baş karakter de diyebiliriz; çünkü bütün hikaye o ve onun verdiği kararlar doğrultusunda gelişiyor. Taranın ve diğer çocukların hayatlarının yol almasında ciddi bir rolü var. Babayla gerçekten kavga ettim, okurken ciddi anlamda çok üzüldüğüm anlar oldu. Nitekim bağnazlığın inançla sınırlı olmadığının bir göstergesi aynı zamanda; tercihlerin ve onlara kayıtsız şartsız uymanın sonuçları da denilebilir. Babanın yaşadığı olay bu ve daha farklı ögeler burada spoiler vermek istemiyorum. Ancak çocukların o bağnazlık içinde doğup yaşaması her ne kadar mantık çerçevesine yaşamaya uğraşsalar bile zaman zaman içlerinde yaşadıkları çelişkiler çok iyi aktarılmış. Bir okuyucu olarak anlamakta güçlük çektiğimde kendime hep şunu hatırlatma gereği hissettim, aynı şartları sende yaşasaydın o çelişkiyi ancak o zaman anlardın. Çünkü farklı dünyaları tanısa okusa görse bile hissedilen duygular sadece hissiyat olarak kalmıyor. Tüm benliğine kazınıyor. Dolayısıyla benliğine ters olan her şey hayatında çalkantılar çelişkiler yaratır. Gerçek doğru ile öğretilen doğruları ayırt etmek zorlaşır. Tara bu anlarda etrafında onu destekleyen ve o olduğu için seven dostlarına ve okuluna daha çok tutunuyor.
Benim için keyifli bir okumaydı; umuyorum sizler içinde öyle olur.
Yazar: Tara Westover
1986 Idoha A.B.D doğdu. 2008’de Brigham Universitesin’den Edebiyat Fakültesi diploması aldı. 2009’da Gates Cambridge bursu kazanarak Cambridge Trinity College lisansüstü eğitimi alarak Harvard Üniversitesine misafir araştırmacı olarak katıldı.2014’de Cambridge’e dönüp doktorasını tamamladı ve ilk kitabı olan Educated (Talebe) yi yazdı.
Kaynaklar: Google